Maliye ve vergi konularında sizlere, güncel ve en çok ihtiyaç duyulan konularda bilgi vermek amacıyla bu köşede yazacağım. İlk konum en çok merak edilen ve sorulan konulardan biri olan kendisine vergi tarh edilecek (hesaplanacak)/tarh edilen kişilerin başvurabileceği yollardan biri olan UZLAŞMA MÜESSESESİ...
Uzlaşma, mükelleflerin ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilecek/edilen vergilere ilişkin kesilecek/kesilen vergi ziyaı cezaları ile belirli bir tutarı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları konusunda yargı yoluna başvurmadan, vergi idaresi ile anlaşmak amacıyla başvurabilecekleri idari bir çözüm yoludur. Tarhiyat Öncesi Uzlaşma ve Tarhiyat Sonrası Uzlaşma olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun Ek 1-11. maddelerinde hüküm altına alınmıştır.
Tarhiyat öncesi uzlaşma, haklarında vergi incelemesine başlanmış mükelleflerin, bu inceleme kapsamında kendilerine vergilere ilişkin vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük ile özel usulsüzlük cezası kesilmeden önce kullanabilecekleri bir haktır. Uzlaşmanın konusuna; Vergi incelemeleri sonucunda bulunan matrah veya matrah farkları üzerine salınacak vergilere ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezaları, 1/1/2026 tarihinden itibaren 40.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları girmektedir. Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilecek cezalar, bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza, vergi incelemesine dayanmaksızın bulunan matrah veya matrah farkları üzerinden tarh edilecek vergilere ilişkin kesilecek vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ile 1/1/2026 tarihinden itibaren 40.000 Türk lirasını aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamı dışında kalmaktadır.
Tarhiyat sonrası uzlaşmanın kapsamına; vergi daireleri tarafından mükellef adına ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen ve vergi dairelerinin tarha yetkili olduğu bütün vergi, resim ve harçlara ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezaları ile 1/1/2026 tarihinden itibaren 40.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları (kaçakçılık ve iştirak suçundan dolayı kesilen vergi ziyaı cezaları ile Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç) girer. Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle (kaçakçılık fiilleriyle) vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilecek ceza, bu fiillere (kaçakçılık fiillerine) iştirak edenlere kesilen ceza, vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza, Vergi Usul Kanununun 153/A maddesinin üçüncü ve müteakip fıkraları uyarınca istenilen teminatın süresinde verilmemesi veya tamamlanmaması nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezaları, 1/1/2026 tarihinden itibaren 40.000 Türk lirasının altında kalan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları Tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamı dışında kalmaktadır.
Mükellefler, tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma haklarından sadece birini kullanabilirler.
Tarhiyat Öncesi Uzlaşma;
İncelemeye tabi tutulan mükellefler incelemenin başlangıcından inceleme ile ilgili son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen süre içerisinde her zaman, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca yapılacak “uzlaşmaya davet” hallerinde ise, davet yazısının mükellefe tebliğ tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde, vergi incelemesini yapan inceleme elemanlarına veya bu elemanların bağlı bulunduğu ekip veya grup başkanlığına yazılı olarak Tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunabilirler.
Uzlaşma görüşmesi sonunda, komisyonun teklifinin mükellefçe kabul edilmesi durumunda “uzlaşma vaki olmuş” yani gerçekleşmiş sayılır. Uzlaşma görüşmesi sonucunda komisyonun teklifinin mükellef tarafından kabul edilmemesi halinde “uzlaşma vaki olmamış” sayılır. Mükellef, komisyonun teklifini sonradan kabul etme imkânına sahiptir. Bu durumda mükellef, vergi dairesi tarafından düzenlenen ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren başlayan 30 günlük dava açma süresinin sonuna kadar uzlaşma komisyonunun teklifini kabul edebilir. Bu takdirde, söz konusu dilekçe ile başvuru tarihi itibarıyla uzlaşma vaki olmuş sayılır ve buna göre işlem yapılır.
Uzlaşma tutanağı, cezaların ödeme sürelerinden önce mükellefe tebliğ edilmişse; kanuni ödeme sürelerinde, ödeme süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra mükellefe tebliğ edilmişse; uzlaşma tutanağının tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenir
Uzlaşma komisyonunun nihai teklifinin yer aldığı söz konusu tutanağın bir kısmının kabul edilip bir kısmının kabul edilmemesi mümkün değildir.
Mükellefin; uzlaşma komisyonunun davetine katılmaması, uzlaşma görüşmesine geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi halinde “uzlaşma temin edilememiş” sayılır. Uzlaşmanın temin edilemediği veya uzlaşma görüşmeleri sonucunda uzlaşmanın vaki olmadığı durumda, inceleme elemanı tarafından bu husus inceleme raporunda belirtilir veya raporla birlikte söz konusu tutanak bir yazı ile vergi dairesine gönderilir.
Muhatabın bilinen en son adresine uzlaşmaya davet yazısının tebliğ edilememesi veya yazıda bildirilen yer ve tarihte uzlaşma davetine uyulmaması hallerinde uzlaşma konusunda başkaca bir işlem yapılmaz ve uzlaşma temin edilememiş sayılır ve mükellefin tarhiyat sonrası uzlaşma hakkı ortadan kalkar.
Uzlaşma görüşmesi sonucunda düzenlenen tutanaklar kesindir. Üzerinde uzlaşma sağlanan veya tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamaz ve hiçbir merciye şikâyette bulunulamaz. Tarhiyat öncesi uzlaşmanın herhangi bir nedenle temin edilememesi veya uzlaşmaya varılamaması hallerinde, mükellefler verginin tarhı ve cezanın kesilmesinden sonra tarhiyat sonrası uzlaşma talep edemezler.
Ancak uzlaşılamayan veya uzlaşma temin edilemeyen cezalara ilişkin olarak vergi dairesince düzenlenen ihbarnameye karşı, kanunun verdiği diğer yasal haklarını (dava açma) kullanabilirler.
Tarhiyat Sonrası Uzlaşma
Tarhiyat sonrası uzlaşma talebinin, yetkili uzlaşma komisyonuna veya mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde dilekçe ile yapılması gerekir.
Uzlaşma talebi, ihbarnamede yazılı vergi ziyaı cezası ile 1/1/2026 tarihinden itibaren 40.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tamamı için yapılır.
Uzlaşma görüşmesi sonunda, komisyonun teklifinin mükellefçe kabul edilmesi durumunda “uzlaşma vaki olmuş” yani gerçekleşmiş sayılır. Uzlaşma komisyonunun teklifinin, mükellef tarafından kabul edilmemesi nedeniyle uzlaşma sağlanamazsa yani uzlaşma vaki olmazsa, komisyon nihai teklifini tutanağa geçirir. Mükellefin, dava açma süresinin son günü akşamına kadar komisyonun nihai teklifini kabul ettiğini bir dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi halinde bu tarih itibarıyla uzlaşma vaki olmuş sayılır ve buna göre işlem gerçekleştirilir. Mükellef veya vekilinin uzlaşma komisyonunun davetine katılmaması, komisyona geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya tutanağı ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi durumunda uzlaşma temin edilememiş sayılır.
Uzlaşmanın temin edilememesi durumunda, görüşmeye konu cezalar için yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
Tarhiyat sonrası uzlaşmanın vaki olması sonucunda düzenlenen uzlaşma tutanakları kesindir. Üzerinde uzlaşma sağlanan ve tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamaz ve hiçbir merciye şikâyette bulunulamaz. Uzlaşma talebinde bulunan mükellef, uzlaşma talep ettiği cezalar için ancak uzlaşma vaki olmadığı veya temin edilemediği durumda yargı yoluna başvurabilir. Bu durumda mükellef, tutanağın tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde yetkili vergi mahkemesinde dava açabilir. Mükellefin tutanağı tebellüğ ettiği tarihte dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise, dava açma süresi tutanağın tebliğinden itibaren 15 gün olarak uzar.
Uzlaşmanın vaki olması halinde, buna ilişkin düzenlenen uzlaşma tutanağı cezaların ödeme zamanlarından önce mükellefe tebliğ olunmuşsa normal vade tarihlerinde, ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ olunmuşsa ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Uzlaşma vaki olmamış ve yargı yoluna gidilmemiş ise; uzlaşma başvurusuna konu edilen cezaların, dava açma süresinin bittiği tarihten itibaren bir ay içerisinde, ödenmesi gerekir.
Uzlaşma sonucu tahakkuk ettirilen cezaların vadesinde ödenmemesi uzlaşmayı geçersiz kılmaz.
Uzlaşma, mükellefin yargı sürecinde katlanacağı maliyetleri ve uzun işlem süreçlerini ortadan kaldırır. Ödeme yapamayacak olsak bile uzlaşma müessesesinden yararlanmak bazı durumlarda mükellefler için daha faydalıdır. Ancak uzlaşmanın kesin ve bağlayıcı olması nedeniyle dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gereklidir.
Yorumlar