Allahu veliyyü’l-lezîne âmenû. Allah Teâlâ, iman edenlerin dostudur, sahibidir, velisidir. “Yühricuhum mine’z-zulümâti ile’n-nûr”; yani Allah Teâlâ sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarır.
Bir ayetle, bir Kur’an sözüyle, bir Peygamber Efendimizin hadisiyle bütün karanlıklar yok olur. Zulümatta hiçbir şey kalmaz; insan aydınlığa kavuşur. Çünkü bu söz Allah sözüdür, Peygamber sözüdür. Hiçbir gazete, dergi veya başka bir söz bunların yerini tutamaz. Bu sözler gerçektir, sahihtir, doğrudur. Kalbe yazılır, insan hayret eder; işte bu ilahi sözdür. Yol da buradan alınır.
Bakara Suresi’nde böyle buyrulur, Âl-i İmrân’da böyle, En’âm’da böyle… Allah sözü olduğu zaman, Allah’ın sözünden daha doğru hangi söz olabilir? Bu sözler bize yolu gösterir, hakikati anlatır.
Peki bunları kimlerden öğreneceğiz? Ulemadan, hocalarımızdan, güvenilir âlimlerden dinleyerek öğrenmeliyiz. Onlar ilim ehli olarak, Kur’an ve sünnet ışığında doğruyu gösterirler. Anlamadığımız yerde soracağız, araştıracağız, istişare edeceğiz.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:“Efdalü’l-a‘mâl el-hubbu fillâh vel-buğdu fillâh.”Yani amellerin en faziletlisi, Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.
Bu çok büyük bir ameldir. En güzel amel, Allah için sevmek ve Allah için kızmaktır. Bir yanlış gördüğümüzde Müslümanca konuşacağız; kavga etmek, dövüşmek yoktur. Tepkimizi Allah rızası için göstereceğiz.
Hz. Musa (aleyhisselam) Tur-i Sina’da Rabbine sordu:“Ya Rabbi, senin en sevdiğin amel nedir?”Allah Teâlâ buyurdu ki:“Benim için sevmek ve benim düşmanlarıma buğz etmektir.”
Bu nedenle müminleri sevmek, Allah dostlarını sevmek gerekir. Ancak bu, kavga etmek anlamına gelmez. Farklı inançtan insanlar bizim ülkemize güven, emniyet ve anlaşma ile gelmişse, onlara zulmetmek, kavga etmek doğru değildir. Bu ayrı bir meseledir.
Allah Resûlü hak üzere gönderilmiştir. Onunla beraber olan sahabeler kendi aralarında merhametli ve sevgi doludur; fakat inkârcılara karşı kararlı ve tavizsizdirler. Bu dengeyi doğru anlamak gerekir.
Kur’an’da bazı ayetlerde inkâra karşı sert duruş ifade edilir
Yorumlar