"İnandık" demekle başıboş mu kalacağız? Kalmıyoruz; hep inancımız gerekçesiyle, hep imtihan olunuyoruz. Yahudi Hristiyanlar var, onlar da "inandık" diyorlar, "biz de inançlıyız" diyorlar ama bunların inançları kabul müdür? Değildir. Allah'ın oğlu var diyen, kızı var diyen, aile ittihaz eden, teslis inancı olanlar... Bunlar oldu mu? Olur mu?
Böyle bir tahrif edilmiş inanç, inanç mıdır yani? Yalana, dolana, yanlışa inanmak var mıdır? Yoktur. Ulema yine beyan ediyorlar: "İlk önce ilim mi gelir, iman mı gelir?" İlk önce ilim gelir. İlmen Allah'ın büyüklüğünü, yüceliğini bulur, bilir. Allah birdir; Lem yelid ve lem yûled, doğmadı, doğurmadı. Eşi benzeri yoktur. Ve lem yekün lehû küfüven ehad, hiç dengi yoktur. Leyse kemislihî şey’ün, kendisi gibi hiçbir şey yoktur.
Bu şekilde adam ilmen, bilmen bunu ispat eder, tespit eder, ondan sonra inancı girer devreye. İşte bu iman-ı imandır. Bu tevhiddir. Bu kurtaracak olan tevhid anlayışıda ancak budur. Allah’ın oğlu... Ve kâletin-nasâra'l-mesîhubnullah. Hristiyanlar dediler ki "Allah’ın oğlu var, kızı var." Efendim kızları evlat ittihaz, çocukları keza öyle, hanımı öyle... Şaşırdılar, kaldılar; hâl o bozgunluk içinde, o şaşma içinde, şaşma halde devam edegidiyorlar kendileri. Bulamadılar, bulamıyorlar.
Müslümanlar öyle mi? Tevhid inancında birdir, eşi benzeri yoktur. Allah kadir-i mutlaktır; doğmadı, doğurmadı. Bak ne kadar güzel. Onun için ve bizim inancımız, imanımız makbul-müstecab. Çünkü biz tam inanmışız, kabul etmişiz, şek şüphe etmemişiz. Başka ayet-i kerimede; onlar inandılar, inandıklarından mütevellit şek ve şüpheye düşmezler. Tabi "acaba, acaba, neden, niçin olur?" Bunlar vesvese, evhamdır. İnsanın iç dünya dinamiğini güçlendirir, kuvvetlendirir. Yani o soruların cevabı bulunur, şek ve şüpheler gider.
Gitmekle beraber bir şey kalmaz, iman-ı yakin yeniden tekrar hâsıl olmuş olur. Baktığımızda iman bulunmaz bir cevherdir, cennet hazinesidir, cennete gitmenin sonucudur. Anlatmakla bitmek bilmeyen, tükenmek bilmeyen çok büyük bir enerji, sinerji, durumdur. Ve bizim bu inancımız, bu imanımız yegane sonuç verecektir ve uhrevi saadet sağlayacaktır.
Em hasibtüm en tedhulul cennete ve lemmâ ye’tiküm meselüllezîne halev min kabliküm. Ayet-i kerimede; "Sizler zannediyor musunuz ki daha önceki ümmetlerin başına gelen belalar, musibetler, hastalıklar, eza, cefa, sıkıntılar gelmeden cennete gideceğinizi mi zannediyorsunuz?" Yani inancın olmakla beraber hemen bir mukaddime, bir hazırlık olmuş oluyor. Herhangi bir olay başına geldiği zaman "Zaten inancımın gereği, inancımın gereği olan Kur’an’da zaten bunlar söylendi, anlatıldı. Zaten böyle olduğu zaman hazırlıklı olmuş oluyorsun, hemen ön mukaddimeyle beraber bunu kavuşturuyorsun ve bunu atlatıyorsun.
Yani inanç budur, iman budur. Sağlam, doğru dürüst inanmak. Allah ve Resulü dediği gibi inanmak. Yani bu şekildeki iman bizi sonuca götürecek, selamete götürecek. Birisine inanırım, burası olmaz, burası şöyle olur, burası böyle olur... O zaman ne olacak? Onlar Kur’an ayetine girer; onlar bir kısmına inanırlar, bir kısmına inanmazlar. "İnandık" demekle de inanmış olmazlar. "Bunlar kastedilmiyor, dikkat edin" diyor. "Bazıları vardır, siz böyle olmayın, ben sizi çok seviyorum kullarım. Tam sağlam, böyle doğru dürüst inanç, iman sizde olsun. Bunu ben kabul ediyorum, etmekteyim" buyurularak o imanın şeyleri ulemamız beyan ederek altı kısımda dercetmiş, toplamışlar. Onlar ne? Mesela; Âmentü billâhi. Ben Allah’a iman ettim. Nasıl bir Allah? Celle Celalühü... Yani Lem yelid ve lem yûled, doğmadı, doğurmadı. Birdir, eşi benzeri yoktur. Her şey O'na muhtaç, O hiçbir şeye muhtaç değil. Bak şimdi bunu anladık. Ne oldu? Tevhid. "Doğmaz, doğurmaz." Ne diyorlar Yahudi-Hristiyanlar? Efendim oğlu, kızı vesaire karmakarışık işler. Ne oldu? Çıktılar, şirk içinde. İnneş şirke le zulmün. Allah'a ortak koşmak en büyük zulümdür. Yani ne demek? Yaratan, yaşatan, bir olan Allah’ı kabul etmemek; O'nun emir, yasaklarını kabul etmemek, ayetini kabul etmemek, peygamberini kabul etmemek, kitabını kabul etmek en büyük zulüm budur. Bir kere zulüm buradan başlıyor, inanmamaktan. Allah inancımızı imanımızı muhafaza buyursun ve bisi sırat-ı müştekimden ayırmasın.
Yorumlar