ENFLASYON

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Dr. Mehmet Ruhi GÖKMOĞOL

Eylül 2026 enflasyon rakamlarına göre yine iki ayrı tablo var.

TÜİK “şu kadar” diyor, ENAG “biraz daha fazla” diyor. Ama işin en net tarafı, KOBİ’nin hissettiği enflasyonun ta kendisi!

Esnaf, sabah dükkânı açmış ve daha siftah yapmadan hammadde fiyatı değişmiş, nakliye zamlanmış, elektrik faturası kapıdan içeri “beni unutma” diye göz kırpıyor…

Ama ülkemin esnafı da öyle kolay pes edecek cinsten değil! “Enflasyon mu? Biz neler gördük” diyerek işe koyuluyor.

Eskiden defter yetiyordu, şimdi dijital sistemler şart! Çünkü fiyat değişimini anlık görmek, esnafın yeni süper gücü…

İşin müşteri tarafı ise tam bir ayrı dünya…

Vatandaşın alım gücü düşünce, “bunu da alayım” dediği ürünler bir anda “dursun bakalım” kategorisine geçiyor.

Finansman konusu ise tam bir cambazlık işi. Kredi maliyetleri yükseliyor, bankalar daha temkinli davranıyor. Burada çözüm, nakit akışını sıkı tutmak. Buna ek olarak da kısa vadeli borç yerine uzun vadeli ve sabit maliyetli finansman tercih etmek.

Bununla birlikte devlet desteklerini takip etmek de olmazsa olmaz bir zorunluluğa dönüştü. Çünkü bazen bir teşvik, işletmenin nefes borusu olabilmektedir.

Çalışan maliyetleri ise tam bir girdap… Oraya hiç girmiyorum bile!

Sonuç olarak, Eylül 2026 enflasyonu KOBİ’leri biraz yoruyor, biraz zorluyor ama tamamen çaresiz bırakmıyor. Esnafın yıllardır söylediği bir söz vardır: “Fırtına sertse, kaptan akıllı olacak.”

Bu ekonomik koşuşturmanın içinde bir de memleket gündemi var tabii… 2027 yılının en önemli spor etkinliklerinden birisi de 1-3 Ekim tarihleri arasında İstanbulPark’ta düzenlenecek olan F1 yarışı olacaktır.

Elbette böyle bir yarışı ülkemizde canlı izlemek güzel olacaktır ama bu gidişle F1’in galibi pistte değil, market raflarında belli olacak: ENFLASYON!

Yorum Gönder

Yorumlar