MODERN ÇEVRE BİLİNCİ VE DİJİTAL AYAK İZİ
Değerli İdarecilerimiz, Kıymetli Meslektaşlarım, Saygıdeğer Veliler ve Geleceğimizin Teminatı Sevgili Öğrenciler;
Yeni bir eğitim-öğretim yılının içerisindeyiz. Okullarımızda ders zilleri çalmaya, müfredatlar işlenmeye devam ederken her zaman olduğu gibi zihinlerimizi sadece akademik bilgilerle değil; insan olmanın, medeniyetimizin ve çağın gerektirdiği sorumluluklarla da donatma arzusundayız.
Yıllardır okullarımızda, sınıflarımızda ve evlerimizde çevre bilincini anlatırken haklı olarak somut dünyadan yola çıktık: "Musluğu boşa akıtma", "Işıkları gereksiz yakma", "Plastik kapakları topla, geri dönüşüme kazandır." İbadet ederken, abdest alırken akan bir nehrin kenarında dahi olsak suyu israf etmemeyi öğütleyen köklü bir medeniyetin mensupları olarak elimizin dokunduğu, gözümüzün gördüğü her damlanın hesabını yapmayı iyi bildik.
Ancak bugün, hayatımızın tam merkezine yerleşen konfor ağının gerisinde gözümüzden kaçan son derece sessiz ve devasa bir tüketim alanıyla yüzleşmek zorundayız: Dijital İsraf ve Yapay Zekânın Görünmeyen Su Ayak İzi.
Klasik Çevre Bilincinden Dijital Çevre Şuuruna
Fiziki çevremizde toprağı, havayı ve suyu korumaya dönük klasik tasarruf alışkanlıklarımızı artık çağımızın görünmeyen kirliliği olan dijital evrene de taşımak zorundayız.
Günümüzde araştırmalarını yapay zekâya yaptıran, ders videolarını en yüksek çözünürlükte izleyen ve günün büyük bölümünü ekran karşısında geçiren yeni nesle sadece geleneksel tasarruf tedbirlerini anlatmak ne yazık ki yetersiz kalmaktadır. Çünkü dijital dünyadaki her işlem, somut doğada doğrudan ve devasa bir karşılığa sahiptir.
Görünmeyen bu çevresel yükü şu somut gerçeklerle anlamak zorundayız:
Yapay zekâ modellerinin çalışması ve devasa arama motorlarının günlük milyonlarca sorguya yanıt vermesi, veri merkezlerindeki işlemcilerin aşırı ısınmasına yol açar. Bu sistemleri soğutmak için uygulanan yöntemlerde tonlarca tatlı su buharlaştırılarak harcanır. Yapay zekâya sorulan ortalama 20-30 soruluk basit bir sohbet, 500 ml'lik bir şişe suyun doğadan buharlaşıp gitmesi demektir.
Cihazlarımızı prize taktığımızda çekilen elektrik, barajlarımızdaki suyun türbinleri döndürmesiyle üretilir. Yani telefon veya bilgisayarlarımızı şarj etmek, doğrudan barajlarımızdaki suyun harcanmasıdır.
Telefon hafızalarında veya bulut sunucularda saklanan binlerce gereksiz fotoğraf, silinmemiş e-postalar ve mesaj geçmişleri "pasif veri"dir. Ancak bu veriler silinmesin diye 7/24 çalışan veri merkezleri, aralıksız elektrik ve soğutma suyu tüketmeye devam eder.
Çağın Konforu ve Doğanın Sessiz Fedakârlığı
Teknoloji doğru kullanıldığında büyük bir nimettir. Ancak bu konforun doğadan neleri alıp götürdüğünün bilincine varmak zorundayız. Musluktan dökülmeyen bir bardak su için hassasiyet gösteren bir gencimizin, saatlerce süren bilinçsiz dijital tüketimle tonlarca suyu buharlaştırdığını fark etmesi; modern çevre bilincinin mihenk taşıdır.
Eğitimin Tüm Paydaşlarına Çağrı: "Dijital Temizlik ve Şuur"
Yeni dönemi fırsat bilerek okul idarecilerimizden öğretmenlerimize, velilerimizden öğrencilerimize kadar her birimizin hayata geçirmesi gereken yeni "Çevre Dostu" düsturlarımız şunlar olmalıdır:
Yapay zekâyı ve arama motorlarını zihinsel tembellik veya lüzumsuz merakları gidermek için değil; derinleşilmesi gereken akademik ve bilimsel çalışmalarda bir araç olarak kullanmak.
Kullanılmayan görselleri, lüzumsuz mesaj geçmişlerini ve biriken e-postaları temizleyerek veri merkezlerinin üzerindeki soğutma yükünü hafifletmek.
Küçük ekranlarda izlenen videoları gereksiz yere en üst çözünürlükte tutmamak, otomatik video oynatmaları kapatmak ve cihazları sadece ihtiyaç dâhilinde şarj etmek.
Suyu ziyan etmemek adına gerektiğinde abdest alırken bile uzuvlarımızı birer kez yıkamayı öğütleyen, tek bir damlayı dahi esirgeyen o köklü hassasiyetimizi; artık parmaklarımızın ucundaki dijital dünyaya da taşımak zorundayız.
Geleceğin mimarı olan kıymetli meslektaşlarım; sınıflarda öğrencilerimizin karşısına sadece elindeki plastiği dönüştüren değil, ekranındaki gereksiz baytları ve tıklandıkça buharlaşan suları da hesaba katan yepyeni bir çevre şuuruyla çıkalım.
Musluktaki damlayı sakınan o güzel niyetimiz, dijital dünyadaki her adımıza rehber olsun.
Yeni eğitim-öğretim yılımız tüm eğitim camiamıza hayırlı; çevre bilincimiz daim olsun.
Yorumlar