AKŞAMA VE TARİHE NOT

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Metin KÜLÜNK

ŞERRİ FIRSATA ÇEVİREBİLİRMİYİZ?

İRADE GÜÇLÜ OLUNCA NEDEN OLMASIN.

Cumhuriyet tarihinin çok partili demokratik hayatında, toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulan Recep Tayyip Erdoğan gibi ikinci bir lider görmek kolay değildir. 

Bunun temel sebeplerinden biri, Anadolu’nun değerlerini taşıması ve sözlerinde sahiciliğini korumasıdır. 

Bir diğeri de dünyayı doğru okuyarak Türkiye’yi olması gereken yere konumlandırma çabasıdır. 

Pergelin sabit ayağını Anadolu topraklarına basıp dünyayı 360 derece değerlendirebilen bir siyaset ve liderlik anlayışına sahiptir. Yükseldikçe tevazusunun derinleşmesi de bu özelliklerinin bir parçasıdır.

Elbette, 23 yıl boyunca içeriden ve dışarıdan gelen engellemelere rağmen sokaktaki karşılığını korumak; bir güven ve çekim merkezi olmayı sürdürmek kolay değildir. Bu, ancak Allah’ın bir ikramıdır.

15 Temmuz işgal  girişiminin arkasındaki çağdaş İngiliz ve Siyonist aklın, Sayın Erdoğan’ı devirmek  ve 15 Temmuz’un intikamını almak için on yıldır bütün imkânlarını seferber ettiğini görüyoruz. 

Buna rağmen milletimiz, AK Parti tabanıyla birlikte tüm zorlukları aşarak Sayın Cumhurbaşkanımızın arkasında dimdik durdu ve duruyor.

Ancak üzülerek ifade ediyorum: Sayın Erdoğan’ın millet nezdindeki güveni, içeride hayatın bütün alanlarındaki bazı kadrolar tarafından istismar edildi. 

Bu güveni kendi güçlerini, çıkarlarını ve adeta derebeyliklerini inşa etmek için kullananlar oldu. 

Fon dolandırıcılığıyla ortaya çıkan tablo, bu istismarın üzerini örtülemeyecek biçimde gözler önüne serdi.

İstediğiniz kadar bazı gerçekleri görmezden gelmeye çalışın; dijital dünyada bilgi çok kısa sürede yayılıyor ve artık engellenemiyor. 

Bu meselenin Türkiye’yi Londra Tel Aviv hattındaki küresel finans elitlerinin istediği noktada tutmak için 15 Temmuz öncesi ve sonrasında devam eden saldırıların bir parçası, bağlantısının olup olmadığı da bütün yönleriyle araştırılmalıdır. 

İhmaller,eksiklikler,kasıtlar, hırslar,açgözlülük,kutsalsızlık,kuralsızlık,görmezden gelme zamanında tedbir almama, bir koyup on alma hırsı ile yanıp tutuşan kim varsa herkesi suça orta edecek şekilde geniş bir zincir oluşturma gibi noktalarda bırakılan boşluklar Sayın Erdoğan’a karşı hibrit darbe girişiminin  önünü açmıştır ve 15 Temmuz işgal girişiminin faili olan örgüt ve arkasındaki küresel güç odakları avuçlarını ovuşmaktadır.

Çürümeye ve kirlenmeye izin vermek, milletin güven merkezlerini hedef alan bir stratejinin parçası olarak görülmektedir.

Açık yüreklilikle sorulması gereken sorular var: 20 milyar dolarlık olduğu ifade edilen bu krizden ilk andan itibaren kimler haberdardı? Haberdar olduğu hâlde müdahale etmeyenler kimlerdi? Kirlenmenin önünü açanlar, bundan beslenenler ve konunun araştırılmasını engelleyenler var mıydı? Birbirini koruyan bir kirlenme zinciri kurularak suçun dışarıya sızmasının önüne geçilmek mi istendi?

İngilizlerin Hindistan’ı denetim altına alırken Doğu Hindistan Şirketi üzerinden toplumun kaynaklarını ve kurumlarını nasıl aşındırdığını biliyoruz. Bugün de benzer yöntemlerle Türkiye’nin güven merkezlerini yıpratmaya çalışan yapılar bulunup bulunmadığı bütün boyutlarıyla araştırılmalıdır. Bu ilişkiler ağına dair iddialar, makamı ve konumu ne olursa olsun, bağımsız biçimde incelenmeli; sorumluluğu tespit edilen herkes adalet önünde hesap vermelidir.
https://x.com/mkulunk/status/2103550031433273379?s=46

Yorum Gönder

Yorumlar