Emekli Korgeneral İoannis Baltzoyis, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkiler ve Ege'deki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, sonbahar aylarında gerilimin yeniden yükselme ihtimaline dikkat çekti. Baltzoyis, özellikle Ege, Kaşot (Kassos) çevresi ve Doğu Akdeniz'deki enerji projelerinin bölgesel tansiyonu artırabileceğini savundu.
Yunanistan merkezli değerlendirmesinde Baltzoyis, Atina ile Ankara arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilimin sonbaharda yeniden gündeme gelebileceğini öne sürdü.
Yunanistan ile İsrail arasında "Aşil'in Kalkanı" olarak adlandırılan savunma iş birliğinin de Ankara'nın tepkisini çekebileceğini belirten Baltzoyis, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin mevcut durumunun bölgedeki dengeler açısından önem taşıdığını ifade etti.
Baltzoyis, "sakin sular" olarak nitelendirilen döneme ilişkin, "Bundan sonra 'sakin sular' ısınmaya başlayacak, ki aslında hiç olmadılar" değerlendirmesinde bulundu. Durumun özellikle sonbahar aylarında, hatta ekim dönemine doğru daha ciddi bir noktaya taşınabileceğini savundu.
Baltzoyis, Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik uzun süreli yatıştırma politikasının ülkenin çıkarları açısından artık fayda sağlamadığını ileri sürdü.
Bu yaklaşımın yalnızca askeri ve diplomatik hazırlık amacıyla zaman kazanmak için kullanılabileceğini belirten Baltzoyis, Yunanistan açısından geçen sürenin yeterince değerlendirilmediğini savundu.
Emekli korgeneral, "Biz 30 veya 40 yıldır yatıştırma yapıyoruz. Artık faydalı değil, yıkıcı. Türkiye bizim zayıf durumda olduğumuzu düşünüyor ve bundan yararlanıyor" ifadelerini kullandı.
Baltzoyis ayrıca, uluslararası hukukun devletler arasındaki güç dengelerinden bağımsız şekilde kendiliğinden uygulanacağı yönündeki beklentinin gerçekçi olmadığını savunarak, askeri ve siyasi gücün önemine vurgu yaptı.
Türkiye'nin "Mavi Vatan" yaklaşımının yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını öne süren Baltzoyis, NAVTEX ilanları, araştırma faaliyetleri ve deniz projeleri üzerinden Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege'deki politikalarının sahaya yansıdığını iddia etti.
Baltzoyis, İsrail'i Türkiye açısından önemli bir bölgesel aktör olarak değerlendirirken, Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliğinin bölgedeki güvenlik dengelerini etkileyebileceğini belirtti.
Yunanistan'ın karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baltzoyis, Atina'nın bu konuda uzun süredir adım atmamasını "korku sendromları" olarak nitelendirdi.
Yunanistan'daki hükümetlerin söz konusu kararı bir sonraki döneme bıraktığını savunan Baltzoyis, uygun zamanın ne zaman geleceğinin belirsiz kaldığını ifade etti.
Baltzoyis, "Bulduğum tek açıklama korku sendromları. Yönetimde olan kişi 12 mili sıcak patates olarak görüyor ve bir sonrakine bırakıyor. Peki uygun zaman ne zaman?" dedi.
Baltzoyis, yatıştırma politikasının devam etmesi halinde Yunanistan'ın herhangi bir savaş yaşanmadan egemenlik ve egemenlik hakları konusunda taviz verme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini öne sürdü.
Bu durumu "finlandiyalaşma" kavramıyla açıklayan Baltzoyis, Türkiye'nin adım adım ilerlediğini ve Yunanistan'ın önceki krizlerde kaldığı noktadan devam eden bir süreçle karşı karşıya olduğunu savundu.
Türkiye'nin NAVTEX faaliyetleri, Ege'deki araştırma gemisi R/V TÜBİTAK MARMARA'nın varlığı, Kaşot'un güneyindeki gelişmeler ve denizaltı kablolarına yönelik projelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baltzoyis, bölgede sıcak bir olay yaşanabileceğini iddia etti.
"Bütün bunlar bizi sıcak bir olay ihtimaline doğru götürüyor. Böyle gelişmemesini umuyoruz ancak hareketler bu yöne işaret ediyor" ifadelerini kullandı.
Baltzoyis'in değerlendirmesinin bir diğer başlığını ise "Aşil'in Kalkanı" olarak adlandırılan savunma sistemi oluşturdu.
Sistemin hava savunma, füze savunma ve insansız hava araçlarına karşı unsurların yanı sıra gemiler, uçaklar, kara radarları ve silahlı kuvvetler birliklerini bir araya getiren çok katmanlı bir yapı olacağını savunan Baltzoyis, bunun Yunanistan'ın savunma kapasitesi açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
Sistemin gelen tehditleri analiz ederek önceliklendirebileceğini ve müdahale için uygun silahı belirleyebileceğini ifade eden Baltzoyis, öngörülen üç yıllık takvimin yoğun çalışma ve koordinasyon gerektirdiğini söyledi.
Emekli korgeneral, değerlendirmesinin sonunda "Bugünden itibaren koşmaya başlamalıyız. Çok çalışmaya ihtiyaç var ve elbette karşımızda bizi engellemeye çalışacak Türkiye de olacak" dedi.
Yorumlar