"Dünya; çok başlıklı füzelere odaklanmışken, bizimkiler araç içi ses sistemlerine odaklanmış vaziyetteler. Dünya; hipersonik teknolojileri konuşurken, bizimkiler ne yapıyor? Efendim, plakadaki rakamların yazıları kalın mı olsun, ince mi olsun; bunun tartışmasını yapıyorlar.
Bu iktidar, 'Milli irade, Milli irade' diye diye meydanlarda nutuk attığı günleri bugün unuttu artık. Bir ülkede sabah zamla uyanıyorsun, öğlen oluyor vergi yüküyle boğuşuyorsun, akşam oluyor eve dönüyorsun ceza tehdidiyle yol almaya çalışıyorsun. Bu vatandaş devletin yanında olduğunu nasıl hissetsin?
Bir ülkede bütçe bozulduğunda ilk fedakârlık vatandaştan bekleniyorsa, yolsuzlukların faturası milletimize kesiliyorsa, tasarruf denildiğinde garibanın sofrası küçülürken imtiyaz sahiplerinin düzeni bozulmuyorsa; orada adil düzen değil; alavere, dalavere, Mehmetler nöbete düzeni vardır.
Bu millet trafik tabelalarının arkasına saklanmış cezalardan yoruldu artık. Her geçen gün ağırlaşan vergilerden bezdi artık. Her gün yeni bir ödeme kalemiyle tehdit edilmekten milletimiz yoruldu artık. Milletimiz cezayla yönetilmek istemiyor. Bizim milletimiz adalet istiyor.
Peki değerli arkadaşlar; adalet nedir? Adalet, bütçe açığı olduğunda ilk fedakârlığı dar gelirliye yüklememektir. Adalet, beceriksizliğin bedelini maaşlıya, çiftçiye, esnafa yıkmamaktır. Onun için bir kez daha diyoruz ki: Bu millet cezayla değil, adaletle yönetilmek istiyor."
Yorumlar