Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin açılış oturumunda gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasına çevrildi. Zirve salonunda güvenlik, savunma ve bölgesel istikrar başlıkları öne çıkarken, Erdoğan'ın verdiği mesajlar Türkiye'nin NATO içindeki rolü ve savunma kapasitesi açısından dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin açılış oturumunda gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasına çevrildi. Zirve salonunda güvenlik, savunma ve bölgesel istikrar başlıkları öne çıkarken, Erdoğan'ın verdiği mesajlar Türkiye'nin NATO içindeki rolü ve savunma kapasitesi açısından dikkat çekti.
Konuşmasında NATO'nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin savunma alanındaki yatırımlarını artırmaya devam edeceğini söyledi. Savunma harcamalarının 2030 yılı öncesinde milli gelirin yüzde 3,5 seviyesine çıkarılması için gerekli adımların planlandığını belirten Erdoğan, güvenlik ve dayanıklılık odaklı harcamalarla birlikte yüzde 5 hedefine ise 2035 beklenmeden ulaşmayı amaçladıklarını ifade etti.
Türkiye'nin NATO bünyesindeki askeri kapasitesine dikkat çeken Erdoğan, Avrupa'nın en büyük kara ordusuna sahip ülke olduklarını vurguladı. İttifak tarafından Türkiye'ye verilen yetenek hedeflerinin büyük bölümünün planlanan tarihten önce tamamlanacağını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak, yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan her aşamada İttifak'ın hizmetine sunmanın gayretindeyiz."
Erdoğan, Türkiye'nin Kosova'dan Karadeniz'e, Baltık ülkelerinden farklı operasyon bölgelerine kadar NATO görevlerine aktif katkı sağlayan ülkelerin başında geldiğini de dile getirdi.
Savunma sanayisindeki gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesi bakımından dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdiğini söyledi. Hava ve füze savunma sistemlerini güçlendirmek amacıyla yürütülen Çelik Kubbe Projesi kapsamında 24 milyar dolarlık ilave kaynak ayrıldığını açıklayan Erdoğan, insansız hava ve deniz araçlarına yönelik tehditlere karşı kurulması planlanan İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi'nin NATO tarafından akredite edilmesini istediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO içerisindeki savunma iş birliklerinde uygulanan kısıtlamaların ittifak ruhuyla bağdaşmadığını söyledi. Özellikle savunma sanayisinde müttefik ülkeler arasında engellerin kaldırılması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Avrupa güvenliğinin güçlendirilmesinin ancak NATO ile uyumlu hareket edilmesiyle mümkün olacağını belirtti.
Avrupa Birliği'nin güvenlik politikalarında NATO ile gereksiz tekrarların önüne geçilmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, ittifak üyesi olup AB üyesi olmayan ülkelerin dışlanmasının hem kaynak israfına hem de Avrupa içinde yeni ayrışmalara neden olabileceği uyarısında bulundu.
Konuşmasının dış politika bölümünde Ukrayna-Rusya savaşına da değinen Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış girişimlerini desteklediklerini söyledi. Türkiye'nin Ukrayna'ya verdiği askeri desteğin süreceğini belirten Erdoğan, aynı zamanda Rusya ile açık iletişim kanallarını koruyarak diplomatik çözüm arayışlarını sürdürdüklerini ifade etti.
İran ile yaşanan gerilimde diplomatik çözümün önemine işaret eden Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesine yönelik uluslararası çalışmalara Türkiye'nin katkı vermeye hazır olduğunu açıkladı.
Konuşmasının sonunda Orta Doğu'daki gelişmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede kalıcı barışın iki devletli çözümden geçtiğini yineledi. Gazze ve Lübnan'da kalıcı sükûnetin sağlanmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirten Erdoğan, terörle mücadelede de NATO müttefikleri arasında tam dayanışma çağrısında bulundu.
Zirvenin açılış oturumu, Türkiye'nin savunma politikaları, NATO içindeki konumu ve bölgesel krizlere yönelik yaklaşımını ortaya koyan mesajlarla tamamlandı.
Yorumlar