BUKED Derneği yönetimi, İslam büyüklerinin manevi mirasını anmak ve kabirlerini ziyaret etmek amacıyla gezi düzenledi. İzmir’in Menemen ve Ödemiş ilçelerindeki ziyaret noktalarının yanı sıra farklı kabristanları da ziyaret eden dernek heyeti, programın ardından Bursa’ya döndü.
BUKED Derneği yönetimi, İslam büyüklerinin manevi mirasını anmak ve kabirlerini ziyaret etmek amacıyla gezi düzenledi. İzmir’in Menemen ve Ödemiş ilçelerindeki ziyaret noktalarının yanı sıra farklı kabristanları da ziyaret eden dernek heyeti, programın ardından Bursa’ya döndü.
Gezi kapsamında heyet, Muhammed Esad Erbilî Hazretleri’nin İzmir’in Menemen ilçesi Kazımpaşa Mahallesi’ndeki Safâ Camii avlusunda bulunan kabrini ziyaret etti. Programın bir diğer durağı ise Ödemiş ilçesinin tarihî Birgi Mahallesi’nde bulunan İmam Birgivî’nin kabri oldu.
Dernek yönetimi, ziyaret programı kapsamında başka manevi şahsiyetlerin medfun bulunduğu kabristanları da ziyaret ederek dua etti.


Harun Güven: “Kabirlerini ziyaret etmek bizim için ayrı bir vazife”
BUKED Dernek Başkanı Harun Güven, ziyaretin amacına ilişkin yaptığı açıklamada, İslam büyüklerinin ilimleri ve yaşamlarıyla insanlığa yol gösterdiğini ifade etti.
Güven, düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:
“Bu Allah dostları zamanında yaşamışlar, ilimleriyle, eserleriyle insanlığa ışık tutmuşlar ve yolundan gelen nice güzel insana da vesile olmuşlar. Biz onları göremedik ancak manevi şahsiyetlerini, kabirlerini ziyaret ediyoruz. Onlar güzel yaşadılar ve güzel vefat ettiler. Tasarruflarını hâlâ üzerimizde hissediyoruz. Bundan dolayı onların kabirlerini ziyaret etmek bizim için ayrı bir vazife olduğunu düşünüyoruz. Her zaman bu zatların kabirlerini ziyaret edeceğiz.”
Ziyaret programının ardından Bursa’ya dönen BUKED Derneği yönetimi, manevi şahsiyetlerin kabirlerini ziyaret etmeyi sürdüreceklerini belirtti.
Asıl adı Muhammed Es‘ad olan Es‘ad Erbilî, 1847'de Erbil'de doğmuş, Nakşibendî-Hâlidî geleneğinin önemli şeyhlerinden biridir. Babası Muhammed Said Efendi, dedesi ise Hâlid el-Bağdâdî'nin Erbil'deki halifelerinden Hidâyetullah Efendi'dir. Dolayısıyla tasavvufî eğitim aldığı çevre, daha çocukluğundan itibaren Nakşibendî-Hâlidî geleneğiyle bağlantılıydı.
Medrese eğitimini tamamladıktan sonra Tâhâ el-Harîrî'ye intisap etti. Yaklaşık beş yıllık seyrüsülûk eğitiminden sonra 1875'te hilâfet aldı. Daha sonra İstanbul'a geldi ve özellikle Kelâmî Dergâhı ve Selimiye Dergâhı çevresinde irşad faaliyetlerini sürdürdü.
Es‘ad Erbilî, Osmanlı'nın son döneminde İstanbul'daki tasavvuf çevrelerinin önde gelen isimlerinden biri oldu. Çok sayıda müridi ve halifesi bulundu. Tekkelerin 1925'te kapatılmasından sonra Erenköy'deki evinde yaşamaya devam etti.
1930'daki Menemen Olayı sonrasında oğlu Mehmed Ali Efendi ile birlikte yargılandı. Kendisine verilen idam cezası yaşlılığı nedeniyle müebbet hapse çevrildi. 1931'de Menemen'de vefat etti. Es‘ad Erbilî'nin Menemen Olayı ile gerçek bağlantısının ne olduğu konusunda mahkeme zabıtlarının açıklanmamış olması sebebiyle tarihî belirsizlikler bulunduğu TDV tarafından özellikle belirtilmektedir.
1. Kenzü'l-İrfân
İbadet ve ahlâka ilişkin 1001 hadisi, tercüme ve açıklamalarıyla ele alan eseridir.
2. Mektûbât
Müridlerine ve dostlarına gönderdiği mektuplardan oluşur. Tasavvufî düşüncelerini, öğütlerini ve irşad anlayışını anlamak açısından önemli eserlerinden biridir.
3. Risâle-i Es‘adiyye
Tasavvufun ve tarikatın mahiyeti, seyrüsülûk ve tarikat adabı üzerine kaleme alınmıştır. Eserin sonunda kendi hayatına ilişkin bilgiler de bulunmaktadır.
4. Divan
Türkçe ve Farsça şiirlerinden oluşur. Ayrıca Arapça ve Kürtçe birer şiiri de bulunmaktadır.
5. Fâtiha-i Şerîfe Tercümesi
6. Tevhid Risâlesi Tercümesi
Özetle onun eserlerinde:
önemli yer tutar.
Birgivî Mehmed Efendi, asıl adı Takıyyüddin Mehmed olan büyük Osmanlı âlimidir.
27 Mart 1523'te Balıkesir'de doğdu. Babası Pîr Ali Efendi de âlim ve müderristi. İlk eğitimini babasından aldı; Kur'an'ı ezberledi ve Arapça, mantık gibi ilimleri öğrendi.
Fıkıhta Hanefî, itikadda ise Mâtürîdî çizgidedir. Dinî ilimlerin yanında özellikle ahlâk, fıkıh, Arap dili ve dinî hayatın doğru yaşanması konularına büyük önem verdi.
Birgivî sadece kitap yazan bir âlim değildi. Kendi dönemindeki dinî, ahlâkî ve toplumsal problemlere yönelik eleştirileriyle de tanındı.
Özellikle:
eleştirdi.
TDV, onun eserlerinin yalnızca dinî bilgi açısından değil, 16. yüzyıl Osmanlı toplumunun problemlerini yansıtması açısından da önemli olduğunu belirtmektedir.
Birgivî'nin en meşhur eserlerinden biridir.
Kur'an ve sünnete uygun bir dinî hayatın esaslarını, ahlâkı ve insanın nefsini terbiye etmesini ele alır. Ayrıca bid'at olarak değerlendirdiği uygulamalara karşı uyarılarda bulunur.
Bu eser, sonraki dönemlerde Osmanlı'daki dinî düşünce üzerinde oldukça etkili olmuştur.
Halk arasında Birgivî Vasiyetnâmesi adıyla çok meşhur olmuştur.
Türkçe kaleme alınmış bir ilmihal niteliğindedir. İnanç, ibadet ve ahlâk konularında temel bilgiler verir.
Arapça gramerine ilişkin kısa fakat çok etkili bir eserdir.
Osmanlı medreselerinde uzun süre okutulmuş ve üzerine çeşitli şerhler yazılmıştır. TDV'ye göre çok sayıda baskısı yapılmıştır.
Arap nahvi üzerine yazılmış önemli eserlerinden biridir. Osmanlı medrese eğitiminde ders kitabı olarak kullanılmıştır.
Birgivî'nin eserleri yalnızca birkaç kitaptan ibaret değildir. Arap dili, fıkıh, akaid, ahlâk-tasavvuf, tefsir, kıraat ve hadis gibi çeşitli alanlarda yaklaşık 60 eserinin tespit edildiği belirtilmektedir.
Yorumlar